Pazartesi, Haziran 15, 2015

223. Yazı

Günaydın,

Sendromun baya dibinden bildiriyorum. Çalışmaya başlamamak için yapılanlar vol 4546554'de bugün bloga yazı yazmak var.

Yine tatlışko bir hafta sonu bitti. Cuma günü barkoyla bi kaçamak yaptık. Bahçeşehir Gölet o kadar muazzam olmuş ki. Kenarında ördekleri izledik, yürüyüş yaptık sonra da Kolcuoğlu'na geçtik. Bahçede takıldık, hatta transfer falan tartıştık. Çıkışında cankocam bana harika bir sürpriz yaptı. Yeni sevgili olduğumuz zamanlardı, sinemaya gitmiştik. Film arasında şu 1 tl atılıp oyuncak çekilen makinelerin birinde bir inek görmüştüm. Aaaa ne güzelmiş deyip lavaboya gitmiştim, döndüğümde o inek barkonun elindeydi. O makineler ne para tuzağıdır bilen bilir. Yemekten sonra yine öyle bir makinenin önünden geçiyorduk, barko sana oyuncak çıkarayım mı deyince güldüm o bi defa olur, çıkaramazsın ki dedim. Ve bingo ilk seferde pikaçu ellerimdeydi. 27 yaşında insanım hala böyle şeylerle havalara uçuyorum. Dönüşte anneme gittik, onda kaldık hatta. Sözde sabah beraber kahvaltı yapıp, bana gidip evi temizleyecektik. Anne ya, gitmesek de keyif mi yapsak biraz dememle, annemin bu fikri havada kapması bir oldu. Temizlik yalan. Türk kahveleri, fallar hatta ben fırsattan istifade Beyoğlu'nun En Güzel Abisi'ne başladım. Eski evimde, dünyayla hiçbir alakam olmadan kitap okumak kadar sevdiğim çok az şey var. Kitap da gayet iyi gidiyor. Akşam Mervecan'ın kınası vardı. Lise hazırlıktan beri arkadaşım, 12 yıldır düşe kalka beraber geldik bu zamana. Kocası Gökhan da dersaneden can arkadaşım. Benim en koşturmalı zamanlarımda hep yetişmişti Merve, Ben de elimden geleni yaptım. Annemle beraber gittik kınasına. O kadar güzeldi ki her şey.

Pazar günü bu kez de nikahın telaşıyla geçti. Sabahtan bu yıl daha ilk kez balkonda kahvaltı yaptık. Sonra koştur koştur nikah. Dönüşte market. Yolda anlaştık. Barış yemek yapacaktı, ben de evi süpürecektim. O hemen girdi mutfağa, ben de ortalığı toparladım. Tam süpürgeyi alacaktım ki, elektrik kesildi. Yemeği yedikten sonra, elektriğin 9 civarı geleceğini öğrenince ben kitabı alıp balkona geçtim, Barış da kestirdi. Elektrik gelince, değişik bir kaç içecek tarifi denedik. Belki bir ara anlatırım burada. Survivorla da bitirdik hafta sonunu. Ona da uyuz oldum. Çekirdek gibi bırakamıyorsun da. Bitse de kurtulsak.

Bu arada, okul da bitti. Sınavlarım gayet iyi geçti. Hatta birinden AA aldığım belli oldu bile. Tez danışmanım da onaylandı. Okuldan ayrılmak azcık zor oldu. Bilmeden, koşturmacanın içinde fark etmeden bağlanmışım, çok sevmişim okulumu. Vedalaştık perşembe günü. Sırada tez var, darısı onun da bitişine. Korkuyordum ya pişman olmaktan, tez aşamasında ne olur bilmiyorum ama şimdi iyi ki diyorum iyi ki başlamışım. Yeni haberler beklemeye devam.

Diğer yandan tatil planları yapmaya çalışıyoruz hala. Amerika ihtimali sebebiyle büyük şeylere kalkışamıyoruz ama ben ramazan bayramı tatili, yıllık iznin ilk haftası vs. için kıpırdanmaya başladım. Vel hasılı ve çok şükür, hayat bu aralar biraz daha güzel. Yaz geldi diye mi ki?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder