Cuma, Mayıs 29, 2015

Özet geç!

Hellööööğ,

Blog ben yoğunluktan öldüm, geri döndüm. Düşünürken bile başım dönüyor, bakalım anlatırken neler olacak...

Son yazıda iş güvenliği için hiçbir şey yapmadığımdan bahsetmişim. O yazıdan yaklaşık 1 hafta sonra çalışmaya başladım. 15 gün kadar aralıksız şekilde çalıştım. Okuldan arkadaşım Selen de sınava girecekti. Beraber baya baya yardırdık. Peki sonuç? SINAV ÇOK ZORDU. Özellikle bir önceki sınava göre sorular biraz ağırdı. Soru sayısı azalmış ondan bile sınavda haberimiz oldu. Son iki haftayı, işten çık yatana kadar isg çalış şeklinde geçirmem en azından tevekkül etmeme yardım etse de üzülmedim dersem yalan olur. Az da olsa geçme ümidim var, bekleyelim görelim...

Gelelim ev meselesine, olmadı. Üzüldük mü? evet, şaşırdık mı? hayır. Kısmetimiz başka bir zamanda başka bir yerdeymiş dedik. Alternatif planları devreye soktuk.

Tub neden bu kadar yoğundun, sebebi bi isg miydi? Tabii ki hayır. İki dönemdir çekiliş ve kuralar sonucu bir çok derste zorunlu olan sunumlarım dönem sonuna kalıyor. Bu hafta ve geçen hafta son derece önemli sunumlarım vardı okulda. Şükürler olsun ki, ikisi de harika geçti. Vize sonuçlarım da gayet iyiydi. Sonuç olarak dün itibariyle yüksek lisansımın ders aşamasını sınavlarım hariç tamamlamış oluyorum inşallah. 8 Haziran haftası gireceğim 4 sınavla birlikte, bitiyor. Sene başından beri birlikte çalışmak istediğim kalite hocam da tezde benimle çalışmak istediğini söyledi ki ballı kaymak oldu. Tıpkı hayal ettiğim gibi kalite çalışabileceğim, her ne kadar konumu netleştirememiş olsam da.

Bir de vize mevzusu vardı tabii. Dün sabahın köründe kalkarak Amerika konsolosluğuna gittik Barko'yla vize görüşmesi için. Kale gibi (hem koruma, hem de yapı olarak) ve harika manzaralı, inanılmaz gergin bir yer konsolosluk. Çok da kalabalık ayrıca. Randevu saatimden erken giderek büyük akıllılık etmişim. 3 aşamalı görüşmenin ilk aşamasında görüşmeyi ingilizce yapıp yapamayacağınızı soruyorlar. Çoğu insan Türkçe yapmak istediğinden Türkçe mülakat yapılan bankolar inanılmaz yoğun. Ben İngilizce yapabileceğimi söyleyince, çok kısa bir süre bekledikten sonra görüşmeye girdim. Barko'nun şunu sorabilirler, bak bu da olabilir vb. dediği her şeyi eksiksiz sordular, ben de yanıtladım VEEEEEE VİZEYİ ALDIM. İnşallah Central Park'ı görmeden ölmem. Barko ve diğerleri için sürpriz olmasa da ben bu konuda son derece gergindim. İçten içten heveslensem de vize alamazsam diye, kendimi gaza getirmiyordum ama artık gaza gelmem için bir engel yok. Önceki gece harika bir yemekle rahatlama seansı, dün de minik bir profiterolle kutlama yaptık. Çok çok mutluyum.

Amerika demişken biraz da IELTS'den bahsedeyim. Kurs özellikle de GSÜ'de olması sebebiyle gayet iyi gidiyor. İSG yüzünden son bir kaç haftayı çalışamadan geçirsem de fena halde gaza gelmiş durumdayım. Önceki hafta kursta ilk denememizi olduk. Reading ve listeningden beklediğimden oldukça farklı olarak 7 aldım. Kendimi olduğumdan daha yetersiz gördüğümü anladım. Geçen hafta cumartesi isg yüzünden gidemedim, pazar da kurs olmadığı için writing ve speaking sonuçlarımı öğrenemedim ama speaking sınavını yapan Amerikalı hoca, konuşmamın iyi olduğunu söyledi. Ona da apayrı sevindim. Tek bir denemeyle karar vermek pek sağlıklı olmasa da, hedefim olan 7 buçuğun çok uzağında olmadığımı düşünüyorum. Özellikle pazartesi günü özel dersim bittiği için, okulda sınavlarım da bitince çalışmak için bir engelim kalmayacak. Ramazandan sonra da sınava gireceğim inşallah.

Gelelim kariyerim için hedefim olan haziran ayında ne durumda olduğuma. İstediğim online eğitimleri aldım, okulun ders aşamasını bitirdim sayılır, tezimi istediğim konuda yazabileceğim. İş yerimde işler yavaş da olsa düzene giriyor ve bir yılımı tamamlıyorum. İş bakmaya devam ediyorum hatta ölümüne istediğim bir iş için, pazartesi günü görüşmeye gideceğim ve çok çok heyecanlıyım. Eğer o işi alırsam, bu dönem yaşadığım tüm yorgunluğa değecek. Olmazsa da belki de daha iyisi bekliyordur der, yoluma bakarım ama ne kadar çok istediğimi kelimelerle anlatmak çok zor. En kötü ihtimalle burada bir süre daha devam edip, tezimi aradan çıkaracağım.

ASIL KONUMUZDAN BAHSETMEMİZ GEREKİRSE. ŞAMPİYON BELLİ İKİNCİ KİM. Takıma o kadar hasretim ki, anlatamam. Kendimi kutlamaya giderim diye oyalarken bir de baktım onun için de passolig istiyorlar. Kaldı yani. Tam bir 'biz sana tutsak, sen bize yasak' hali. Sonuna kadar hakettiğimiz şampiyonluğu doya doya kutlayamamanın burukluğu olsa da, mutluluktan evlere sığamadım. Umarım önümüzdeki yıl şu Allahın belası uygulama kalkar da takımıma ve tribünüme kovuşurum. Çok seviyorum, öyle böyle değil.

Hayatımın kilometre taşlarından updateler verdiğim bir yazının daha sonuna geldik. Dua edin. Görüşürüz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder