Pazartesi, Mart 09, 2015

Hafta Sonu Treni

Hello Blog,

Hödüklüğümün farkındayım. Pazartesiden pazartesiye uğrayabiliyorum ama hiç yoktan iyidir demek lazım. 

Öncelikle hafta sonu, öğrencilerimden birinin ders saatini arttırdığını not edeyim. Az yoğundum, iyice coştum. Hazirana kadar dişimi sıkmak zorundayım ama olsun. 

Mükemmel cuma, İpekçi'de basketbol maçıyla başladı. Barış'a -eleneceğimizden habersiz- Sevgililer Günü hediyesi olarak almıştım bu maçın biletlerini. Real Madrid gibi bir takımla oynadığımızı izlemek büyük keyif. İlk iki periyod başa baş gibiydi ama sonra koptu. Bunda bizim bir iddiamızın olmamasının da etkisi var tabi ki. Tribünü o kadar, o kadar, o kadar çok özlemişim ki, mutluluktan ölüyorum sandım kalbimizin yıldızı tezahüratında. Yönetimin basketbol takımıyla ilgili rezilliklerini protesto şansı vermesi açısından da iyi ki gitmişiz dedik. Dönüşte de kuzen sevmeye dayımlara uğradık, ballı lokma oldu.

Tüm haftanın yorgunluğu cumartesi sabahı çıktı. Misafirim gelecek olmasına rağmen neredeyse 12'ye kadar uyumuşum. Annem sağ olsun hazırlıkları yapmış da ben de evi temizledim millet gelene kadar. Börekler, çörekler havada uçuştu tabi. Bu ara yemenin ucunu kaçırdığım için, bugün hafif diyetsel hallere girdim hatta. Misafirlerden sonra, Devlet Tiyatroları'nın yeni premier yapan oyunu Muhteşem Gatsby'i izlemek için Mecidiyeköy'de Barko'yla buluştuk. Oyunu genel olarak beğendim ben ama iki perde olmasına gerek yokmuş gibi geldi. İlk perde 1 saat 15 dakika, ikinci perde 45 dakikaydı, bunun yerine bazı sahneleri atarak 1 buçuk saatlik tek perde bir oyun çok daha keyfili olabilirdi. Bazı kısımlarında sıkılmamak zordu çünkü. Yine de uygun bir zamanda kitabını da alıp okumak istedim. Hazır Cevahir'e gitmişken D&R'a da uğrayıp Ot Dergi ve Kafka Okur'u aldım. Tiyatro dönüşü barışın play station krizi tutunca, Turgut'u alalım dedi. Bu sabaha kadar fifa oynayacakları anlamına geldiği için, ben de anneme kaçtım. Aldım dergilerimi, kitabımı eski odamda nostalji yaptım. Kitabımı bitirdim hatta. Barış Bıçakçı-Baharda Yine Geliriz. Diğer Barış Bıçakçı kitaplarına göre biraz zayıf bulsam da çok keyifli öyküler vardı. Şimdi elimde 40 Şizofrenden 1 Öykü var. Çok çok ilginç bir kitap bitsin yazacağım fikrimi. Biraz öykü bağımlısı oldum bu ara.

Pazar sabahı da geç saate kadar uyuyup anne kahvaltısına uyandım. Kahvaltıdan sonra biraz dışarı çıktık. Konuya gelmek istemesem de maç için dayım gelecekti. Yemek hazırlık vs. derken akşam oldu. Psikolojik üstünlük mevzularına filan hiç girmek istemiyorum. İlk yarım saatte, o kadar pozisyon buluyorsan, hele de deplasmandaysan, atacaksın. Yoksa o baskıyı yersin ve 10 dakika daha dayanamazsın. Çok sinirlendim ve çok üzüldüm. Büyük fırsat kaçırdık. Online eğitim sınavlarıyla bitirdik hafta sonunu. 

Maça üzülmek, gezmek, tozmak, okumak, yorulmak hepsi bir yana ama ne yaşarsan yaşa, akşam gülümseyerek uyuyabilmek dünyanın en güzel hissi/hediyesi. Bazen kızsak, isyan etsek, şikayetlensek de şükredecek çok şey var. Şükürler olsun...

Salı, Mart 03, 2015

Hafta Sonu birkiiii

Galatasaray'ın cumadan 3 puan aldığı her hafta sonu gibi bu hafta sonu da mükemmel başladı, mükemmel bitti. Cuma işten eve gidince uyuyakalmışım. Maçın yarısında uyandım. Zaten 2-1 öndeydik. Keyifli kısmına denk geldim yani. Biraz da kırgın gibiydim, üşüyordum filan biraz sızlandım Barko'ya. Açım, yiyecek bir şey yok filan diye. O da bana en sevdiğim makarnadan yapmış ben yatarken. Gece yemesi vicdan yaptırsa da keyifler yerindeydi.

Cumartesi klasik günlük temizliği yaptım. Barko çalışıyordu bu hafta. Onun çıkışına gittim. Kaçamak hafta sonu olduğundan, pizza yemeye gittik. Sonra da bir başka klasik D&R gezmesi yaptık. 40 Şizofren 1 Öykü isimli ilginçler ilginci kitabı aldım kendime. Bir de İG'de takip ettiğim Beno'dan duyduğum, Büyükler için Boyama, boyama kitabını ve boya kalemlerini aldım. Dönüş yolunda kardeşim aradı size geleyim diye. Turgut'un bize gelmesi, Barko'yla sabaha kadar play station oynamaları demek, o yüzden ben de annemi çağırdım, çay kahve yapalım diye. Annem eve döndükten sonra, gece 2 civarı bir kokoreç mevzusu yaptık. Diyet yüzünden yapamadığımız gece kaçamaklarını, diyetin tatil olduğu günlerde yakalamaya çalışıyoruz. Mükemmeldi.

Pazar sabahı, annem geldi tekrar, hep beraber harika bir kahvaltı yaptık. Sabah diyorum ama, öğlen oldu yapana kadar tabi. Kahvaltıdan sonra bir temizlik seferberliği başlattım. Herkes bana yardım etti. Cumartesiden kalan işleri bitirdik. Sonra okul için ders kitabı alırken kaptığım, Barış Bıçakçı'dan Baharda Yine Geliriz'e başladım. Survivor, Beşiktaş maçı filan derken. Keyifler 1500 bitti hafta sonu.

Özellikle atladığım ve ayrıntılı yazmak istediğim kısım, Büyükler İçin Boyama. Cumartesi eve döner dönmez başladım boyamaya. Barış acaba sıkılır mısın falan deyince tedirgin olmuştum ama, hiç sıkıldığım filan yok. Aksine akşamı zor ediyorum, eve gitsem de biraz boyama yapsam diye. Aldığımdan beri, her gün bir boyama yaptım. Hatta yaptığım boyamaları İG'de paylaşınca olay oldu. Herkes nereden aldın, ben de alacağım filan diye heveslendi baya. Ben daha da sevindim tabi. Vel hasılı çok keyifli gidiyor. Fırsat buldukça devam edeceğim. İlk boyamalarımı da buraya ekliyorum. Bulunsun^^