Cuma, Kasım 28, 2014

KARIŞIK KASET / Film


Karışık Kaset için vakti zamanında yazdığım şu yazıda kitabın film gibi olduğunu söylemişim, haklı da çıktım. Karışık Kaset 21 Kasım'da vizyona girdi. Kitabı o kadar çok sevmiştim ki, filmi de ilk gün izledik hemen. Ben filmi de kitap kadar sevdim. Çok sıcak, tabiri caizse çok tatlı, müzik dolu bir romantik komedi. O kadar kıvamında senaryolaştırmışlar ki, sürekli 32 diş sırıtarak izledim. Sarp Apak da, Özge Özpirinççi de rollerine çok yakışmış. Bülent Emin Yarar'dan bahsetmeme gerek yok zaten. Kendisini Profesyonel'de izlemeyi bir türlü beceremedim, 3 defa bilet alıp hepsinde kaçırmak evrenin bana kumpası.

Kitabın yazarı Uygar Şirin için ayrı bir paragraf açmazsam olmaz. Kendisini twitter aracılığıyla biraz daha detaylı tanıma şansı buldum. O kadar çok seviyorum ki, o kadar olur. Yeni kitap bekliyorum sabırsızlıkla.

Umarım film gişede de dikkat çekmeyi başarır.

Bu arada ben de Mark Haddon'dan Süper İyi Günler adında MÜKEMMEL bir kitap okuyorum. Daha 50. sayfadayım ama bayıldım. Harika gidiyor. İmkanınız varsa, okuyunuz.

Perşembe, Kasım 13, 2014

Ortaya Karışık #24

Hello Blog!

Doğru dürüst yazmayalı yıl oldu farkındayım ama yetişemiyorum. Ancak fırsatım oldu. Hadi bakalım neleri hatırlayabileceğim.

Önce evlilikten bahsetmem lazım biraz galiba. Keyifli. İşe git, yemek yap, hafta sonu temizliği araya sıkıştır, pazara uğra daha taze/ucuz, çamaşır, sınavlar, ödevler falan biraz koşturmacalı ama kesinlikle keyifli. Kendi evi olunca insanın hiç zor gelmiyor, yorulsa da. Elinden geldiği kadar Barış da tutuyor ucundan. İdare ediyoruz. Akşamları eskisi kadar dışarı çıkmıyoruz doğal olarak. O play station veya fm oynuyor, ben kitap okuyorum ya da beraber film/dizi/ o ses izliyoruz, çay demliyoruz falan. Sakin, güzel.

Barışın doğum gününü kutladık ve hemen arkasından 6. yılımızın başlangıcını yaptık geçen ay sonunda. İkisi de hafta içine denk geldi. İkimiz de birbirimizden habersiz hediye olarak gezme planları yapmışız. Ben biraz nostaljiye kaçtım. Başladığımız yere dönelim dedim. Bursa'da çok şirin bir butik otelde rezervasyon yaptırdım. Hem arkadaşlarımızla özlem gidereceğiz hem de Mudanya, Merkez, Görükle nostalji yapacağız. Yıl dönümü yemeğimizi de orada yiyeceğiz. Barış daha turistik bir şeyler düşünmüş. Antep'e gideceğiz. Benim çok merak ettiğim bir şehir. Hem çoook çoook çok sevdiğim, adını duyunca titremeye başladığım katmeri bol bol yiyebileceğim hem de Zeugma Mozaik Müzesi'ni görebileceğiz. Amaç yavaş yavaş ülkede görmediğimiz yer bırakmamak. Bahara doğru Trabzon-Mardin hayal ediyoruz ama bakalım. Bu arada önceki hafta sonu Barış'ın ailesini ziyarete Hatay'a gittik. Mozaik Müzesi ve Uzun Çarşı'yı gördük. St. Pierre Kilisesi'ne de gittik ama tadilatta olduğu için göremedik. Künefeleri de gömdük.

Okul var tabi. Sınavlarım yeni bitti. İnanılmaz keyifli gidiyor. Çok güzel dersler seçmişim bu yıl farkında olmadan. Sınavlarım da hiç kasmadı. Finallere kadar 2 sınav, 2 de sunumum kaldı. Asla şikayet etmiyorum. İyi ki başlamışım. İş ve diğer her şeyin arasında nefes aldırıyor bana. Açık öğretim de bitti bu arada. Hiç zorlanmadan, onur öğrencisi olarak mezun oldum. Bu arada İş sağlığı ve güvenliği uzmanlığı sınavı Aralık sonunda. Henüz çalışmaya başlamadım. Bursa dönüşü başlayacağım. 120 liralık rekor sınav ücreti tekrar girme diye bağırıyor zaten. Tek seferde hallederim inşallah.

Barış'ın doğum günü sürprizlerinden biri çok sevdiği Hayko Cepkin konseriydi. Ben de seviyorum onun kadar olmasa da. Çok güzel bir konser oldu. Ayın 19'unda da kardeşim, liseden arkadaşlar, iş arkadaşları, stajyerler falan bayaa kalabalık bir grup olarak Hakan Altun-Hüsnü Şenlendirici konserine gidiyoruz. Efkar yapacağız biraz. Hakan Altun'u ne kadar çok sevdiğimden tekrar bahsetmeme gerek yoktur sanırım. Çok sabırsızlanıyorum.

Tiyatro sezonunu açamadık henüz koşturmaktan maalesef. Profesyonel'e 3. kez bilet aldık ve yine yetişemedik. Evren işi gücü bıraktı bize oyunu izletmemek için istanbul'un tüm trafiğini bizim güzergaha yığıyor 3. kez Kararlıyız ama. İzleyeceğiz. Dot henüz yeni oyun çıkarmadı, beklemedeyiz. Sezonu açmak için yeni oyun bakmaktayız.

Evde Çıraklarla Film Geceleri düzenliyoruz. Son zamanlarda, 10 Things I Hate About You, Gamer, Groundhug Day, Hitch filmlerini izledik. Hepsi güzeldi, Hitch ve 10 Things I Hate About You daha güzeldi. Keşke hepsini tek tek yazabilsem ayrıntılı olarak. Hepsi izlenebilecek filmler ama tavsiye ederim.

En son buraya hangi okuduğum kitabı yazdım bilmiyorum ama balayından beri kitap kurdu günlerime geri döndüm. Şu an elimde Tess Gerritsen'den Hasat var. Çok severek okuduklarım tabii ki Gone Girl ve Aylin Balboa/Belki Bir Gün Uçarız. Emrah Serbes'in Deli Duman'ı yarım  kaldı neden bilmiyorum. John Green Aynı Yıldız'ın Altında'yı da abartılı buldum. İnsanların delirdiği kadar sevemedim. Bir sürü çok güzel kitap aldım. Daha sık yazmayı becerebilirsem, ayrıntılı anlatmak istiyorum.

Eski gün aşırı yazma tempoma dönebilsem keşke. Unutmaktan nefret ediyorum çünkü. Yazacağım inşallah daha sık ama takip ettiğim bloglar da pek aktif değil bu ara. Siz de yazın hanımlar beyler. Görüşürüz.

Pazartesi, Kasım 10, 2014

Yoğun

İşler yoğun blog. Sınavlar, iş yeri, ev, yemek, kitaplar, filmler. Yazamıyorum pek. Yakında uzuuuun uzun anlatacağım.

Salı, Kasım 04, 2014

?

İÇİM SIKILIYOR, ÇOK SIKILIYOR, ACAYİP SIKILIYOR BLOG. BAŞKA BİR DÜNYA MÜMKÜN MÜ?