Pazartesi, Mart 10, 2014

Ortaya Karışık #23

23 yazı olmuş bununla birlikte. Arada okuyorum, neler yapmışım bakıyorum ve mutlu oluyorum. O yüzden ne zamana kadar bilmiyorum ama bu seriye devam...

Şanslı olduğum anlar nadirdir benim. Belki de ilk kez bu kadar şanslı hissettim. İlk dönem kaldığım ve yaz okulunda alamazsam okulumu bir dönem uzatacak olan dersin yerine, ikinci dönem başka bir ders vermeyi kabul etti okul. Yüksek lisansa başladığımdan beri, her küçük ayrıntıyla beni o kadar çok uğraştırdılar ve o kadar çok dilekçe yazdırdılar ki hiç beklemiyordum bu talebimin gerçekleşmesini. Bu işte çok az tanımama rağmen inanılmaz sevdiğim Halil Emre Hoca'nın da etkisi büyük tabi. Bu dönem yeterince dikkatli olur da ders bırakmazsam, harika olacak.

Açık öğretim ikinci dönem kaydımı da yaptım bu arada. İlk dönemden dersim kalmamıştı, bu dönem de kalmazsa, açık öğretim maceram bitiyor. Bu kadar kolay olacağını düşünmemiştim. Ayrıca hiç bir şey katmadı dersem de haksızlık etmiş olurum. İyi yapmışım yazılarak.

Cumartesi iş çıkışı Barış'la bowling turnuvası yaptık. Ezici üstünlüğüm devam ediyor. Uzun zamandır oynamadığımız için hamlamışım; kollarım, bacaklarım ağrıdı biraz ama çok iyi geldi. Özlemişim. Hem de küçücük bir şey bile olsa kazanmanın hazzı harika.

Bowlingten sonra stada attık kendimizi tabi. Nasıl harikaydı anlatmama gerek yok sanırım. Sneijder için kelimeler kifayetsiz zaten, Drogba ve Burak için de kişisel olarak çok ama çok mutlu oldum. Silkenebilmeleri için lazımdı bu. Anadolu takımı maçlarını ayrı seviyorum. Tribünler çok kalabalık olmuyor, laf salatası yapanlar olmuyor. Yayıla yayıla izliyoruz hem de çok eğleniyoruz. Hava sağlam soğuktu ama özellikle ikinci yarıda hiç dokunmadı. İzlemek istediğimiz Galatasaray, görmek istediğimiz kazanma arzusu bu. Umarım içerdeki Fenerbahçe maçına  kadar böyle devam ederiz. Bu arada artık 28. hafta gelse hiç fena olmayacak.

Geçen sefer geldiğinde görmeyi çok istediğim bir sergi vardı 'The Human Body Exhibition'. Pazar günü görme şansımız oldu, çok çok sevdim. Ayrıca bir yazı yazacağım o sergi için, aklımdaki ayrıntıları unutmadan. Şimdiye kadar gitmemek büyük hataymış.

Dot'un yeni oyunu geliyor, Fight Night. Her zamanki gibi tarih belli olur olmaz kaptık biletleri. Barış'ın toplantısı sebebiyle erteleme ihtimalimiz var ama, en geç önümüzdeki çarşamba izlemiş olacağız. Tam gündeme, seçime, karar verme mekanizmalarına dair bir oyun. Çok merak ediyorum.

Hakan Günday'ın Daha'sını çıkar çıkmaz almama rağmen, ancak başlayabildim okumaya. Yarıladım sayılır. Fena gitmiyor ama, rahatsız eden bir şeyler var. Bittiğinde de aynı hisse sahip olursam o zaman yazacağım. Özlemişim HG okumayı. Yeni kitaplar da aldım kendime: Mahir Ünsal Eriş'ten Olduğu Kadar Güzeldik ve Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde, Ahmet Ümit'ten Kar Kokusu ve çok çok çok sevdiğim İhsan Oktay Anar'dan Galiz Kahraman. İhsan Oktay roman yazmayı bırakacakmış gibi bir şeyler okudum geçenlerde. Umarım doğru değildir. Çok üzülürüm. Daha bitsin dizeceğim hepsini sıraya, çok merak ediyorum.

Söz-nişan hazırlıklarını bitirdik sayılır. En çok düşündüren, zaman alan kısım gitti. Geriye sadece alışveriş kaldı. Nasıl heyecanlı, nasıl keyifli tarif edemem. Bir de o kadar güzel düşünülmüş ayrıntılar var ki, insan şaşırıyor hangisini seçeceğini. Çok güzel oldu ama, içim çok rahat. Az kaldı.

Çok oldu. Gittim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder