Perşembe, Şubat 13, 2014

GALATASARAY: 3-0 : ESKİŞEHİRSPOR


Dün akşam Antalyaspor maçı oynanmışken benim daha Eskişehirspor maçı için bir şey dememiş olmam tamamen tembelliğimden. Ayrıca Antalyaspor maçını aile yemeği sebebiyle full konsantre izleyemediğim için Eskişehirspor maçını yazmak istiyorum.

Bursaspor maçına gidemediğim için çok üzülmüştüm geçen hafta. Bu hafta maçtan iki saat önce yola düştüm Eskişehirspor maçını izleyebilmek için ama o kadar alışılmadık bir trafik vardı ki, maça 15. dakikasında girebildim. Burak'ın golünü göremedim. Geçen yıl da Elazığspor maçına geç kalmıştım, ben giremeden Burak bir gol atmıştı yine (merhaba yeni totem).

Son zamanların en güzel tribünüydü. Seni sevmeyen ölsün'le ve tribünlerin karambolüyle inanılmaz eğlendim. Melo'nun adanmışlığı, Melo'nun hırsı, Melo'nun her şeyi. MELO. Sonra Sneijder var tabi. Böyle bir sevmek yok. Takım inanılmaz toparlandı bu arada. Eskişehir ve Bursaspor maçlarını gol yemeden geçmek cidden büyük başarı. Bu yılın fikstürünün ilk 5 haftası cidden tehlikeli, 3 gitti kaldı 2. Puan farkının da kapanmasıyla kazandığımız ivme bizi taşıyacak gibi geliyor bana. Fark 10 puana çıktığında ne yalan söyleyeyim biraz umutsuzluğa kapılmıştım ama klasik erken havaya giren Fenerbahçe travmasıyla, fark 4 puana düştü. Şimdi en önemli viraj Beşiktaş maçı, ki içerde oynuyoruz. Alır, yürürüz. O değil de Chelsea maçı geldi çattı.

Yürüyedur...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder