Pazartesi, Şubat 24, 2014

Galatasaray: 2-1 :Beşiktaş

(Görsel de doğum günü şerefine olsun.)

Daha önce de söyledim, Beşiktaş maçları beni hiçbir zaman Fenerbahçe maçları gibi derbi havasına sokmuyor. Sadece birazcık inleyen nağmeler ruhumu sarıyor. Cumartesi de aynen öyle bir gündü.
Son zamanlarda izlediğimiz en iyi Galatasaray olmadığı kesindi ama dakika 30-50 arası fena değildik bence. Penaltı karşı kalede olduğu için birebir şahit olamadım pozisyona ama sonradan öğrendik ki, doğru kararmış.

Açıkçası ben herkes gibi Cüneyt Çakır'ın harika bir maç yönettiğini falan düşünmüyorum. Çok fazla atladığı pozisyon oldu ama biz istediğimiz skoru aldık, gerisi teferruat. Takımın formsuzluğunda CL arefesi olmasının da etkisi var bence, yani umarım vardır. Böyle oynarsak Chelsea maçı bitmek bilmez çünkü.

Bugün bir şeyler okudum. Beşiktaş Tolga'nın penaltı sırasında lazer tutulduğu için topu çıkaramadığını, bu yüzden hükmen galip olma talebinde bulunduğunu falan yazıyorlardı. Umarım yalan haberdir, çünkü hayatımda bu kadar komik çok az şey duydum. Sanki dünya futbol tarihinde ilk kez bir kaleciye lazer tutuluyor ALLAH AŞKINA YAPMAYIN. Hani çirkeflik yapmak için bile fazlası gerekir. Lütfen.

Son olarak Galatasaraylı kime denir sorusunun cevabı olan Semih Kaya'dan bahsetmezsem olmaz. Gerçek bir futbolcu, gerçek bir Galatasaraylı. İnşallah uzun yıllar boyunca armayı taşır ve idolü olan Bülent Korkmaz gibi efsane bir kaptan olur. Bir de bugün doğum günüymüş. İyi ki doğmuş, iyi ki Galatasaraylı olmuş...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder