Salı, Ocak 21, 2014

Haftasonu

Babaannem çok yaşlı ve bacaklarından da rahatsız olduğu için Tokat'tan İstanbul'a olan mesafeyi gelmiyor yıllardır, uçağa da binmek istemiyor dolayısıyla hep köyde. Ben de yıllardır köye gitmiyorum. Kandilde adet olduğu üzere babaannemi aradım, ağladı telefonda. Hakkını helal et kızım, ben seni daha göremem, ben iyi değilim gibi şeyler söyledi. Dayanamadım tabi. Ben ki uzun yoldan nefret ederim, 3 saatlik yol bile bana işkence olur. Cuma günü iş çıkışı atladım otobüse 12 saat yoldan sonra Tokat'a gittim. 1 gece kaldıktan sonra ertesi gün uçakla dönerim hesapları yaparken, pazar günü bizim köyden havaalanına gitmenin imkansız olduğunu öğrendim. Pazar akşamı tekrar otobüse binip 12 saat daha yoldan sonra ölerek döndüm eve.

En son köye gitmemin üzerinden uzun zaman geçmişti ama köyde 'doğal olarak' hiçbir şey değişmemiş. Kısa bir tur, sevilen köy yemekleri, mezarlık ziyaretleri, babaannenin gönlünü almaca derken geçiverdi 2 gün. Şansıma harika bir hava vardı. Beni mutlu etse de ekinlerle ilgili sıkıntı yapıyormuş, bu mevsimde kar altında olması gerekirmiş aslında köyün ama yağmur bile düşmüyormuş. Bir an önce yağar umarım.

Ben hiçbir zaman köy insanı olmadım, burada doğup büyüdüğüm için, büyükbabamlar gibi oranın özlemini de çekmedim. Mecburiyetim olmadıkça da gitme ihtiyacı hissetmiyorum ama, çocukluğumun yazlarını hatırlamak güzel oldu. Çok, gerçekten çok yoruldum ama olsun artık ben göremeden babaanneme bi'şey olursa korkusu yok içimde...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder