Çarşamba, Ocak 22, 2014

Eleos

Barış'ın iş yaptığı dil okullarından birinde çalışan dünya tatlısı Amerikalı bir arkadaşımız var, Parrish. Yaşı bizden biraz büyük ama birlikte vakit geçirmekten en çok hoşlandığım insanlardan biri. Bu gelişinde yanında Meksikalı nişanlısını da getirdi. 2 gün boyunca nereye götürsek, ne yedirsek diye düşünüp durduk. Sonunda internetteki araştırmalarımdan sonra Taksim Eleos'a karar verdik.

Dün akşam hep birlikte gittik Eleos'a. Şimdiye kadar yediğim en güzel mezelere, bir balıkçıda olabilecek en iyi servise ve mükemmel bir manzaraya sahip mekan. Akşam uzo shot ikramıyla başladı. Biz alkol kullanmadığımız için misafirlerimiz seve seve içti bizim payımızı da. Mezeler geldiğinde kendimi kaybettim. Sipariş ettiğimiz mezelerden daha fazla mezeyi onlar ikram etti. Özellikle istiridye mantarı ve kabak kızartması harikaydı. Ben ki kalamar hastasıyım İstanbul'un hiçbir yerinde öyle bir kalamar yemedim, dayanamadım ikinci kalamarı söyledim. Sıra balığa geldiğinde çatlayacak durumdaydım ama hem sunumu hem de tazeliği görünce hiç kaçırmadım. Yemek bittiğinde 3 günlük yediğimi falan düşünüyordum ki, portakallı likör ve meyve ikramına geldi sıra, daha sonra yine ikram olarak dondurmalı irmik ve çikolatalı sufle geldi. Ölüyorum diye diye onları da götürdüm tabi.

Burada yiyip içtiğim yerlerle ilgili bir şeyler yazmıyorum pek ama Eleos es geçilebilecek gibi bir yer değil. Bu kadar ikrama, iyi hizmete göre ödediğimiz hesap da makul sayılabilecek miktardaydı. Özel günler veya misafir ağırlamak için her zaman gidilebilecek harika bir mekan. Son zamanlarda yediğim en iyi yemeğe, çok eğlenceli bi sohbet de eklenince inanılmaz mutlu bir akşam oldu benim için. Artık bizimde müdavimi olacağımız bir balıkçımız var...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder