Pazartesi, Ekim 21, 2013

Ortaya Karışık #Bayram Özel

9 olmasa da 8 günlük bayram tatilini yedim. Yine ofiste, odamdayım. İşimden nefret etmiyorum, hatta seviyorum bile diyebilirim ama çalışmak için ölmediğimi hayat her geçen gün daha çok çarpıyor yüzüme. Tatil dönüşü benim için çok zor oldu. Neyse bayram günlüğüne başlıyorum.

Cumartesi kardeşim askerden izine geldi. Daha önce yazdım mı bilmiyorum ama Sivas'a çıktı usta birliği. Doğu olmadığı için çok mutluyum. Pazar günü aile kahvaltısından sonra attık kendimizi dışarı. Zira kardeşim bizi batırmak için yemin etmiş gibiydi. Kırmadık. Aldık ne istiyorsa. Adam asker. Günün devamında Zühre'lerle gezmece yaptık. Arabanın camını bozduk, pazar pazar sanayilerde usta aradık falan. Gergin, bir o kadar da komikti. Araba, beyaz eşye vb. konularda usta olmak çok cool bence. Usta bizi kurtardı.

Arefe ve bayramın ilk günü anane, büyükbaba, akraba üçgeninde devam etti doğal olarak. Kavurmadan bahsetmek istemiyorum. Buaralar diyet, spor hak getire. Kilo almak korkulu rüyam oldu ama tabii ki farketmedi yemelerin dibine vurdum.

Bayramın ikinci günü artık özgürlüğümü ilan ettim. Barış, Zühre ve Ozi'yle yaşlılar gibi sauna, hamam, jakuzi, buhar banyosu, yağmur banyosu ve bilimum sulu eğlenceleri barındıran Divan Asya'ya gittik. Otelin kalitesinden bahsetmeme gerek yok. Ben daha çok nasıl saunada yaşamak istediğimden, yine 'yaşlılar gibi' kemiklerimin ısındığından, ilerde evime jakuzi yaptırmayı ne kadar çok istediğimden falan bahsetmek istiyorum. Herşey harikaydı. Kelimenin gerçek anlamıyla harika ama.

Balık sezonu açıldığından balık yemeye doymuyorum. Aslında benim için balıkçı, balığın kendisinden çok karides, kalamar ve midye tava üçlüsü demek. Bayram boyunca kavurmaların yanında balıkları da götürdüm yani. 'Screw you guys, obesity is coming :('

Bayramın 3. günü tüm yorgunluğa rağmen Justin Timberlake ve  Ben Affleck'in Büyük Kumar filmine gittik. Justin Timberlake gerçek Justin'in kim olduğunu tekrar gösterdi tabii. Çok beğendim filmi gerçekten. Hala vizyondayken görülmeli bence. Buarada herkes Gravity aşağı, Gravity yukarı geziyor. Sırada Gravity var o yüzden.

Son gün Barış'la bizim ev ahalisini kahvaltıya götürdük. Tüm tatil, birileriyle buluşup gezerek ve hasret gidererek geçti, gerçek anlamda harikaydı. Son 3 gün aklımın bir köşesinde sürekli tatil bitiyor diye fısıldayan bir sesle gezdim. Daha önce de dedim, paralel bir evrende, dilediğim zaman çalıştığım ya da evden çalıştığım; hayatımın diğer ayrıntılarının tamamen aynı olduğu bir hayat hayal ediyorum. Belki bir gün.

Cumartesi maç vardı. Şükür 3 puanı aldık. Kulubelerin değişmesi, teknik direktöre bakıp şaşırmak, oyunu izlerken yorulmak falan çok garip geliyor bana. Galatasaray'a kolay kolay küsmem tabii ki ama ben savunma Galatasaray'ını çok sevmiyorum. Beni yoruyor. Umarım iyi olur. Buarada fangirl çığlıklarımı engelleyemeyeceğim. Ben <3 Sneijder.

Maçtan önce tiyatroya gittik cumartesi. Kurban. Devlet Tiyatroları'nda polisiye izlemeye çok alışık değilim ama gerçekten çok sevdim. Hatta sırada Yetkin Dikinciler ve Bülent Emin Yarar'ın birlikte oynadığı Profesyonel var. Bilet bulması oldukça zor olan bir oyun. 3 Kasım için kaptık biletleri.

Son olarak, perşembe Barış'ın doğum günü, pazar da 5. yıldönümümüz. O kadar ama o kadar çok heyecanlıyım ki, sözler yetmez. Çok güzel olsun diye dua ediyorum sadece.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder