Salı, Haziran 25, 2013

Ortaya Karışık #19

Günler her zamankinden daha garip, daha hızlı geçiyor. Bloga yazmaya başladığımdan beri hiç bu kadar ara verdiğim olmamıştı ama geçen süreçte gerçekten içimden yazmak gelmedi hiç. Aynı kişisel tarih zımbırtısı sebebiyle buraya bir kaç not düşmek istedim.

Gezide olanları, Türkiye'de olanları insanların bu kadar farklı yorumlayabiliyor olması, insanların bu kadar kör olması, insanların bu kadar vicdansız ve merhametsiz olması KALBİMİ KIRIYOR. Bu ülkede nefes alıyor olmak canımı yakıyor son günlerde. Ethem, Abdullah, Komiser Mustafa, Mehmet... Unutmayacağız, unutursak kalbimiz kurusun.

Ortalık bu kadar karışıkken sıradan şeyler yapıyor olmak vicdan azabı çekmeme sebep oluyor ama hayat devam ediyor. Keşke Ethem vurulmadan, Abdullah ölmeden ya da Berkin'in kafasına o gaz bombası düşmeden önce durabilseydi. Yani keşke bazen durabilse...

Yıllık iznimin 1 haftasını kullandım buarada. Çok güzel yerler gördüm. Çok güzel fotoğraflar çektim ama hiçbirini uzun uzun yazmak gelmiyor içimden. Önümüzdeki hafta yıllık iznimin ikinci haftasını kullanacağım. Marmaris'e gidiyoruz. Sonunda ayaklarım suya değecek. Temmuız 5 doğum günüm, doğum günümde de orada olacağız.

Yıldız Teknik'e yüksek lisans başvurusu yaptım ve mülakatına katıldım. Sonuçların açıklanmasını bekliyorum. Kötü geçmedi aslında ama iyi geçti diye kendimi gaza getirip hayal kırıklığına uğramak istemiyorum. Kariyerimle ilgili 'şimdilik' en büyük hayalim Yıldız'da yüksek lisans. Umarım olur, n'olur, lütfen, inşallah olsun. 3 Temmuz'da açıklanacak. Mükemmel bir doğum günü hediyesi olabilir bence. Olmazsa İstanbul'a başvurmak için Temmuz sonunu bekleyeceğim.

Olayların ilk başladığı gün açıköğretim sınavları vardı, haber almaya çalışmaktan, arkadaşlarımı merak etmekten, doğal olarak finallere çalışma şansım olmadı. Genel ortalamamı düşürsem de tüm derslerimi verdim. 1 yıl gitti bile. Bu kadar kolay olacağını düşünmemiştim. İlk dönemki ortalamam için bana yüksek onur belgesi yollamış aöf o derece. Saklıyorum.

23 yıllık çile bitti, basketbol takımımız müthiş bir seriyle şampiyonluğu aldı. Basketbolcularımız olaylar sebebiyle kutlama istemedi, hatta Cenk Akyol NTV mikrofonuna konuşmayarak tepkisini müthiş bir şekilde gösterdi. Gurur duydum. Seneye Eurolig olduğundan belki basketbol kombinesi bakabiliriz diye konuştuk. Bakalım. Futbol kombinelerimizi de yeniledik buarada. Değişim dönemi olmadığı için, yenilemezsek genel satışta kalmaz, alamayabiliriz diye yerimizde kaldık. Zaten tribüne çok alışmıştık, üzülmedim o yüzden.

İşyerinde cumartesilerle ilgili 'sonunda' bir düzenleme yapıldı. Ayda bir cumartesi yarım gün şeklinde çalışacağım. Köye babaannemin yanına, Ankara'ya kuzenlerimin yanına ve yazlığa ananemlerin yanına gidebileceğim haftasonları. İşyerinde başka güzel gelişmeler de var ama şimdilik onları yazmayacağım. İlerleyen günlerde belki ayrıntılı yazarım.

Mayıs ayının ortalarından beri doğru dürüst kitap okuyamıyorum. Tatil için çok sevdiğim Alper Canıgüz'ün yeni kitabı Cehennem Çiçeği'ni ve biraz aksiyon olsun diye Dan Brown'ın Cehennem'ini aldım. Okuma günlerine hızlı bir dönüş yapma niyetindeyim.

İstanbul'dan gitmek için gün sayıyorum. Pazar olsun hadi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder