Çarşamba, Nisan 10, 2013

CL / Galatasaray 3:2 Real Madrid

 
' Ben oyuncularıma her zaman söylediğim gibi kaybetmekten korkmamalarını söyledim. Dünyada yenilmeyecek takım yoktur, atlanmayacak tur da yoktur. Yeterki doğruları doğru yerde yapalım ve öyle yaşayalım. Yapabiliriz, olabiliriz daha evvel içimizde yaşayacağız ve konsantre olacağız. Şu ikinci yarıda oynadığımız oyunu orada ilk yarıda oynamıştık. Onlar bugün deplasmanda gol atmasa oyun uzuyordu.

Hakem son düdüğü çalmadıkça ben bırakmam oyunu, oyuncularımda bırakmıyor. Bundan memnunum. Seyircilerimize taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. Keyifle oynayınca, onlar da keyif alınca mutlu oluyoruz. Dünyanın en iyi takımlarından birini yendiğimiz için oyuncularımla gurur duyuyorum.  Belki turu alamadık ama dünyanın takdirini kazandık. Geldiğim zaman tüm Galatasaraylıların gurur duyacağı bir takım sözü vermiştim. Bu sözü tutmanın mutluluğunu yaşıyorum.' İmparator Fatih Terim.

Gurur duyuyorum.
Galatasaraylı olduğum için, takımımı dün gönülden alkışlayabildiğim, onlara teşekkür edebildiğim için, asla umudunu kaybetmeyen, terinin son damlasına kadar savaşan, geldiği yeri sonuna kadar hakeden bu takımı tüm kalbimle sevebildiğim için...

İnanılmaz bir umutla  gittim stada. Galatasaray varsa umut da vardır. İlk golü yedikten ve oyunu gördükten sonra kahroldum. İlk yarıda resmen kalbim acıdı üzülmekten, bir şekilde bitti ve ikinci yarı başladı. Eboue ilk golü attıktan sonra, her zaman bizim sırada maç izleyenlerden biri: 'Dakika 60, acaba 4 gol daha atar mıyız diye kendi kendimize umutlanıyoruz, Galatasaraylılık böyle bir şey.' dedi. Haklıydı. Derken 2 oldu, 3 oldu. Drogba 4.'yü attığında ofsayt bayrağının kalktığını tabii ki görmedim. Dizlerimin bağı çözüldü. Kendimi koltuğa bıraktım. 2-3 dakika kendime gelemedim.4. gol gelseydi, 5 bir şekilde gelirdi. Olmadı. Olmuş kadar oldu ama.

Sonuç her ne olursa olsun, Fatih Terim dediği gibi gurur duyacağımız bir takım ortaya çıkardı. Real Madrid'in acaba 2 gol daha atarlar mı diye tedirgin olduğunu, hissettikleri korkunun hareketlerine yansıdığını görmek mükemmel bir his. Herkese kolay lokma olmadığımızı ve dünya standartlarında bir takım olduğumuzu gösterdik.

Orada bir gol eksik yeseydik, Drogba'nın golü ofsayt olmasaydı, ilk golü yemeseydik, Sneijder kaçırmasaydı gibi bin tane şey söylüyoruz akşamdan beri. Faydası yok evet ama insanın içine oturuyor. Sonra bakıyorsun, Real Madrid'e 5 değil 3 attık diye üzülüyoruz, deyip gülümsüyorsun.

Maçtan sonra şereftir seni sevmek çalmaya başlayınca bıraktım artık kendimi, başladım hüngür hüngür ağlamaya. İlk maçta yapılan haksızlıklar, verilmeyen penaltılar, oynamayan Burak, bizim hakkımız olan tur diye diye ağladım. Kendime geldim.

Şampiyonluk şarkısı yarım kalmayacak, seneye yine geleceğiz. Sonraki sene yine...

Galatasaraylı olduğum için, Fatih Terim olduğu için, takımın tamamı için, bu yıl için ne kadar şükretsek az kalır. İyi ki Galatasaray var, iyi ki Galatasaraylıyım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder