Salı, Şubat 12, 2013

10.02.2013 / Pazar

10.02.2013, bu tarihi unutmak istemiyorum. Haftasonu açıköğretim sınavları vardı yine. Pazar günü de bu yüzden sabahın dibinde uyandım, Barışla sınava gittik. Mükemmel gün de sınavdan sonra başladı.

Hava soğuktu ama, önce açık havada denize karşı mükemmel bi kahvaltı yaptık. Oturduk uzuuun uzun, tatil planları yaptık. Sonunda pasaportuma kavuştuğum için planların çapı büyüyor tabii. Tatil için planlar, araştırmalar yapmak, tatilin kendisinden daha güzel sanki...

Öğleden sonra 3te GSMP-FBÜ Türkiye kupası finali vardı, maça kadar bir film izleyelim dedik ama istediğimiz filmler için seans denk getiremedik. Lincoln veya Django Unchained izleyelim diyorduk, Mutlu Aile Defteri'ni izlemek zorunda kaldık. İlker Aksum'u ciddi anlamda çok severim ama böyle saçma bir işin içinde görünce üzüldüm resmen, film tek kelimeyle kötüydü çünkü.

Filmden çıktığımızda neredeyse maç saati olmuştu, soluğu Nevizade'de aldık. Maça gayet iyi başladık, neredeyse emindim kupanın bize geleceğine ama hakemi unutmuşum, bu kadar bariz şekilde böyle kasıtlı kararlar verilmez. Hele de son saniyelerde göre göre verdiği kararlar çileden çıkardı. Zaten Lig TV'nin anlatıcıları bile olayı anlamaya yetiyor. Sonuç hüsran...

 
(Kaynak: twitter @nankatsuspor)

Vee esas kısıma geldik. Basket maçından sonra direk stada geçtik Antalyaspor maçı için. Burada daha önce de yazmıştım. Antalyaspor'dan nefret ediyorum ve hep söylerim keşke Samsunspor yerine onlar küme düşseydi. Tribünün her zamankinden farklı olacağı daha futbolcular tribüne çağırılırken belliydi. Hepimiz bir ümit Drogba sahaya çıkar, görürüz diye bekledik ama, uzaktan görmekle yetinmek zorunda kaldık. Bence gayet iyi oynadık bu hafta. Sabri'yi pek seven birisi değilim ama kendi taraftarımızın bile 'kaleyi tutturdu hahahaha' gibi saçma sapan esprileri beni her zaman delirtiyordu. Keşke hep böyle oynasa da millet sussa artık. Sneijder'in oyun zekası bizi bizden aldı maç boyunca, bir kez daha hayran oldum, her hafta daha çok seveceğim biliyorum. Bu kadroya bir de Drogba'nın ekleneceğini bilmek inanılmaz. Burak'ın 2 golü, özellikle 2. golü ve Sneijder'le gol sevinci harika değil de ne? 75. dakikadan itibaren maçı izlemedim zaten. Tribünde eğlence başladı. Her gittiğim maç benim için çok özel, hepsinde çok mutlu oluyorum ama bu hafta özellikle iyi ki oradaydım dedim. Işık şov, tribünde bi sağa bi sola koşturmak, sonsuza kadar bağırabilirim dedirten sarı-kırmızı-şampiyon-cimbom, maçın bitiminde tribüne gelen takım, ani giren fener ağlama. Gittiğim maçları genel olarak hatırlıyorum ama bu maçın yeri ayrı bir özel artık. Devam eden liderlik, açılan puan farkları ve daha yüksek sesle şampiyonluk yakın meşaleleri yakın.

Maç arkası yemeğinden sonra eve gittiğimde hissettiğim 2 duygu vardı ölümüne yorgunluk ve safi mutluluk. Galatasaraylı olduğuma şükrederek yattığım bir uyku daha. İyi ki...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder