Salı, Ocak 29, 2013

DROGBA!



28 Ocak 2013 Didier Yves Drogba Tébily Galatasaray'da.

Daha Sneijder'e yeterince sevinebildiğimi düşünmüyorken, Drogba da geldi. Akhisar maçında stadımızda oynayacak. İnanmak hala kolay değil. Dün twitterda da yazdım. Geçen yıl CL finalini izlerken birileri söylese ancak rüyamızda falan derdim herhalde. Gerektiği kadar yaygara koparabildiğimi düşünmüyorum aslında ADAM GELDİ yani GELDİ. Resmen rüya takım olduk. Bu arada ben bir de Drogba forması kapmış oldum.

Pazartesi, Ocak 28, 2013

GS 2:1 BJK


Dünün mükemmelliğini anlatmaya sabahtan başlayacağım. (Keşke yaşadığım istisnasız her anı hatırlayabilsem.) Biraz hasta olmam ve soğuk dışında herşey o kadar muntazamdı ki. Uyanır uyanmaz çıktık evden Zühre'lerle kahvaltı için buluştuk, Zühre demek salt eğlence demek benim için. Yanlarından ayrılıp stada vardığımızda günün sonunda soğuktan vücudumu hissetmeyeceğimi anlamam 3 saniye falan sürdü. Sneijder yazılı formayı alırken Barış demişti ki: 'Drogba gelirse bir forma daha kaparsın.' Maçın başlamasına 3 dakika kala BJK'li kuzen aradı ve Drogba'yı söyledi. İnanmadım başta falan ama doğruymuş, hala nasıl delirmedik bilmiyorum da ben bir forma daha kaptım. Bu arada tabii ki kuzenime iyi şanslar falan dilemedim.

Maç başlarken dedim ki şimdi gol olur falan zıplarken telefonum düşer, şu montumun cep fermuarını kapatayım. Ha bir de dedim ki, Emre n'olur bugün bir şeyler yap ve bizi utandır. Daha maça konsantre olamadan hooop birinci geldi. Daha ne olsun.


Maçtan önce giren inleyen nağmeler, tribüne çağrılan Sneijder,bizim tribünden sonra koşarak güneye giden Sneijder, Emre'nin golü, Riera'nın golü, Sneijder oyuna girerken 170'e falan çıkan nabız, elele tribune gelen takım...

Sneijder'in oyuna giriş anı ve benim sürekli sahada bir çift fosforlu yeşil-sarı krampon aramamı unutmayacağım hiç. Burak'ın olmayışına şaşırmadım desem yalan olur ama gideceğine falan asla inanmıyorum.

Bir kere daha BJK'yi ne kadar sevmediğimi ve benim için ne kadar bir şey ifade etmediğini görme şansım oldu. Ezeli rakip dediğin Fenerbahçe olur kesinlikle. Buarada artık 'Şampiyonluk yakın meşaleleri yakın' diyebiliriz sanırım.

Perşembe, Ocak 24, 2013

Ortaya Karışık #12

Son bir haftadır sinir harbi yaşıyorum resmen, günlerim gerginlikten gerginliğe koşarak geçiyor. Tam sakinleşiyorum, rahatlıyorum hooop bir yenisi başlıyor, yorgunum bu yüzden hafta hemen bitsin istiyorum.

Spora devam ediyorum ve ciddi düzene girdi. Alışmaya başladım yeni programa sanırım, eskisi kadar ağrım yok. Umarım bu kadar uğraşmamın boynuma bir faydası oluyordur zira yoruluyorum. Spora gitmeyi her zamankinden daha eğlenceli hale getiren bir olayımız var son zamanlarda Barış'la. Masa tenisi oynuyoruz. Çocukluğumdan beri çok severdim ama bu kadar sık oynamamıştım hiç. son 3-4 seferdir ezici ve psikolojik bir üstünlük sağlamış durumdayım. Bu yolla bir sinema, bir tiyatro bileti ve bir de akşam yemeği kazandım. Benim açımdan baya karlı bir oyun oluyor.

Ehliyet kursuna henüz hiç gitme zahmetinde bulunmadım. Etrafımdaki herkes son birkaç gün çalışsan yeter diye gazlıyor. Sonum hayır olsun. Çarşamba günü de direksiyon dersleri başlıyor. Garip bir şekilde heyecanlanıyorum biraz da korkuyorum sanırım araba kullanmaktan ama ehliyeti almam gerek çünkü araba almak çok yakın galerileri yakın!

Haftasonu Beşiktaş maçı var, süper finalden sonra son yılların en önemli Beşiktaş derbisi (bence). Beşiktaş beni hiç bir zaman Fenerbahçe kadar heyecanlandırmasa da bu maçın benim için anlam ve önemi çok büyük. Öncelikle inşallah Sneijder'i izleme şansımız olacak hem de ilk kez hem de ilk lig maçında hem de Beşiktaşa karşı, takımı ve arenayı deliler gibi özledim bir an önce pazar olsun istiyorum ve son olarak da Barış bana söz verdiği üzere Sneijder yazılı kırmızı forma hediye ediyor. Daha ne olsun.

1 aydır tiyatroya gidemiyoruz, bu haftasonu Devlet Tiyatroları'nın 'Aşkımız Aksaray'ın En Büyük Yangını' oyununu izleyeceğiz. Oyun bu yıl premier yaptı, başladığından beri izlemek istiyoduk, umarım severiz, burada yazacağım zaten.

2013 bana kitaplar açısından oldukça iyi geldi. 3. kitabımı bitirmek üzereyim, gerçekçi olmak gerekirse hedefim her zaman en azından haftada bir kitap olmuştur. Şimdilik uyuyorum buna, yıl içinde de böyle devam edebilirse çok sevineceğim.

Yaklaşık 1 saat sonra müşterilerimizden birinin ekibine seminer vermek için ofisten ayrılacağız. Olacağımı düşündüğümden daha az heyecanlıyım. Umarım bu sakinlik patlamaz.

İstanbul'dan 2 güncük de olsa uzaklaşabileceğim bir tatil istiyorum. Çok şey mi istiyorum. Cumartesi günleri çalışma olayımız iptal olmak üzere. Bursa, Ankara, Ağva... 4 gözle bekliyorum.

Salı, Ocak 22, 2013

Algı Kalesi - Rastlantı ve Devinim

Algı Kalesi'ni Başucumuzda Kitap bloğundan görüp almaya karar verdim. Dünyadaki tüm kitapların bulunduğu bir kütüphanenin varlığından bahsediyordu çünkü. Görünce hemen notlarımın arasına kaydetmiştim, ilk kitap alışverişimde aldım. Kapağını görüpte kitaba vurulmamak imkansız zaten. Yoğunluk yüzünden 2012'nin son zamanlarında pek kitap okuyamadım. Bekledi o yüzden bir süre ama başlayınca su gibi aktı resmen. İş yerinde bile okumamak için zor tuttum kendimi.
Yazarın isteğiyle kitabın ilk bölümü kaldırılarak yayınlanmış, ikinci bölümden başlıyor kitap. İkinci bölümden başlıyorsunuz okumaya ve bir bölüm daha, bir bölüm daha derken bitiveriyor. Bazı kitaplar vardır, hem çok merak edersiniz bir an önce okuyup bitirmek istersiniz hem de korkarsınız bitince düşeceğiniz boşluktan. Algı Kalesi'de tam böyle bir kitap işte.

Tahir Usta, Levend, Akil Hoca hepsi bambaşka yerlerden bağladı beni kitaba. Roman deyip geçilemeyecek kadar çok bilgi öğrendim bu kitaptan. Belki benim zaafım olan noktaya odaklanan bir kitap olduğu için bilmiyorum ama son zamanlarda okuduklarım içinde en çekici kitap Algı Kalesi. Okuyun, okutun.

Pazartesi, Ocak 21, 2013

SNEIJDER !


20 Ocak 2013, Wesley Sneijder Galatasaray'da. GS TV'de:

'Galatasaray taraftarını mutlu etmek istiyorum ve onlarla buluşmak için sabırsızlanıyorum.'
'Fatih Terim hakkında çok çok şey duydum ve biliyorum. İtalya kariyerini biliyorum. Birlikte çalışmak harika olacak.' dedi.

Barış bunların üzerine hafta sonu BJK maçından önce bana Sneijder yazılı kırmızı forma alacağını ilan etti.

Mutluluğu anlatacak kelime bulamadığımdan, hatırlamak istediklerimin bir kısmını buraya yazıyorum. Beşiktaş maçında Sneijder bizim takımımızda olacak. Rüyanda görsen, inanmazsın ama işte Galatasaray çok büyük olduğundan bunlar hep gerçek...

Perşembe, Ocak 17, 2013

...

Bazen hiç bir söz küfür etmenin sağladığı ferahlama ve söylemek istediğini karşılama etkisini göstermiyor. Bugün de öyle bir gün. Hayatımda katlanamadığım insanların tamamı saçma başka özelliklerinin yanında, karakterlerinde mutlaka ikiyüzlülük de bulunanlar. Sen uğraşırsın didinirsin, tabiri caizse gider aman iyi olsun diye arkasını toplarsın. O da önüne gelen ilk fırsatta satıverir. Her seferinde bu son, artık böyle davranmayacağım, kimse için kendimi böyle zor durumlara düşürüp, kendimi riske atmayacağım desem de; kaderim incinmek sanırım.

Bu paragrafı yaklaşık 15 gün önce falan yazmıştım, sonra kendimi sakinleştirdim ve yayınlamadım. Bugün 'yine' aynı şeyleri yaşayınca bu yazı geldi aklıma, bu kez yayınlayayım dedim, zira hiçbir şey değişmiyor bu konuda bende.

Çarşamba, Ocak 16, 2013

Hobbit / Kitap

Filmler bu kadar patlama yapınca ve insanlar kendini kaybedince bir ön yargı ve merakla aldım kitabı. Bir eserin hem kitabı hem filmi varsa her zaman önce kitabını okumak taraftarıyım. Hobbit, okuduğum ilk J.R.R Tolkien kitabı. Tolkien edebiyatına doğru kitapla mı giriş yaptım bilmiyorum. Kitabı okumaya başlamadan önce hiç araştırma yapmamıştım sonradan Tolkien'in bu kitabı çocukları için bir masal olarak yazdığını öğrendim. Kitabı okumaya başladığımda bende oluşan his de masal okumak gibiydi.


Kitaba başladığımda pek gitmedi, sonradan hızlıca aktı ve bitti ama bende hemen Tolkien'in başka bir kitabını okumalıyım hissi uyandırmadı. Lord Of The Rings'e giriş niteliğindeymiş bu kitap, sırada o var. Ne zaman okurum ya da okur muyum pek fikrim yok ama kitapları okumadan filmleri izlemeyeceğim kesin.  Benim için fantastik edebiyat Harry Potter'dan ibaret sanırım ve üzerine bir şey okuyabileceğime pek inanmıyorum zaten genel olarak ilgimi çeken ya da beni çok heyecanlandıran bir tarz değil.

Karakterler içinde en çok 'normal olarak' Bay Bilbo Baggins'i sevdim. Filmi izlemek için acele etmeyeceğim ama hiç bir Lord Of The Rings filmi izlememiş, hobbitlerin, cücelerin veya elflerin görünüşleriyle ilgili fikri olmayan biri olarak hayalimde canlandırdığım şekliyle filmlerdeki görüntüsü arasında ne kadar fark veya benzerlik var merak ediyorum.

Cumartesi, Ocak 12, 2013

İN-ŞAL-LAH!

Dün akşama kardeşim evde play station'da Galatasaray-Schalke 04 maçı yaptı. Ben izlemiyordum ama kulağım oradaydı, ilgisiz kalamadım. İlk çığlık geldi, Elmandeeeeeeeer. Darısı gerçek maça derken 2-0, Burak Yılmaaaaaaaaaz. Ya bunlar ps'de olurken bile mutluluktan uçuyorum. Acaba gerçekten böyle mi olacak bir Burak Bir Elmander atar bence zaten ya falan moduna geçiyorum. Takımı özlemekten, maça gitmeyi özlemekten ölmek üzereyim. Önce lig başlasın sonrada Şubat gelsin lütfen.

Cuma, Ocak 11, 2013

Uncle Jesse



Kaç yaşındaydım hatırlamıyorum ama Bizim Ev (Full House) diye bir dizi vardı ve Uncle Jesse kesinlikle bir kahramandı. Ara ara aklıma geliyor. İzleyip de sevmeyen yoktur sanırım Uncle Jesse'i. Ben de kararımı verdim. Diziyi indirip özlem gidereceğim.

Salı, Ocak 08, 2013

Ortaya Karışık #11

Yılbaşından beri sebepsiz bir yoğunluk içindeyim. Buraya yazmaya başladığımdan beri hiç bu kadar uzun zaman yazmadığım olmamıştı. Alışmışım.

Sondan başa doğru gideceğim, pazar günü CMYLMZ Fundementals'a gittik Barış'la. Gösteriye de gitmek istemiştik ama bir türlü zamanı ayarlayamamıştık. Uzun zamandır durmaksızın bu kadar uzun güldüğümü hatırlamıyorum. Sadece kadın erkek ilişkilerine bakışı için bile gidilip görülür. Kesinlikle bir kez daha gitmek istiyorum. 

Pazar günü sinemaya gitmeden önce House MD'yi bitirdik. Keşke daha yavaş izleseydim. İzlemeye yeni başladığımda çok az izliyordum, sürekli 8 sezon bitmez zaten modundaydım. Yeni telefonumu alıp, telefondan izlemeye başlamamla dizi resmen eridi. Özellikle 5. Sezondan sonrasını çok kısa zamanda izledim. Bitişinin beni bu kadar etkileyeceğini düşünmemiştim. Son bölümünü ağlayarak izledim. Popüler dizileri herkesten sonra izleme olayına devam ediyorum. Game Of Thrones izlemeye başlayacağım ama önce House'un bitişini biraz sindirmem gerekecek.

Spora tekrar başladım bir aylık aranın ardından. Bu arada boyun fıtığımı öğrendiğim için yeni bir programla devam ediyorum. Hedeflediğim kiloya kadar hatta birkaç kilo da altına kadar düştüğüm için, cardio kısmını azaltıyorum. Kollarımı kuvvetlendirecek aletlerle çalışmam gerekiyor artık, yoksa iki günde bir kere boynum tutulmaya devam edecek ve ben bundan nefret ediyorum. O yüzden eskisinden daha düzenli şekilde devam etmek planındayım spora.

Haftasonu aynı zamanda açık öğretim sınavları vardı. 17 senelik okul hayatımda böyle bir sınav sistemi görmedim. Her ders için 20 soru ve 30 dakika. Cumartesi günü 80 soruyu cevaplamak 30, pazar günü 60 soruyu cevaplamak 20 dakikamı aldı. Sınavlardan bir önceki akşam sadece ufak özetler okumama rağmen fena da geçmedi aslında ama sınavlar açıklanınca konuşmak daha doğru olacak.

Yılbaşı akşamı eve gitmeden önce D&R'a gittim ve almayı, okumayı ya da izlemeyi hiç düşünmediğim Hobbit'i tüm ön yargılarımı yenerek aldım. Hatta yeni yılın ilk kitabı olarak okumaya başladım. Fena gitmiyor aslında. Bitsin hemen yazısını yazacağım. Geçen yıl 30 kitap kadar okumuşum utandım kendimden, bu yıl hedefim en az 45, bunun için şimdiden stokları yaptım. Göreceğiz ne kadar yetişebileceğim hedefime.

Ehliyet kursunun dersleri de başladı ama ona da katılırsam yaşamaya fırsatım kalmayacak diye korkuyorum. Arada bir de olsa gitmem gerekiyormuş derslere. 

Yüksek lisansla ilgili çok büyük bir hayal kırıklığı yaşadım bu arada. Başvurmayı düşündüğüm 7 bölümden bir tanesi bile ikinci dönem için kontenjan açmadı. Dolayısıyla gelecek seneyi beklemek zorundayım. Üzüldüm baştan ama bu dönemi İngilizcemi ilerletmek için değerlendirmeye karar verdim. Barış haftada 2 gün ders anlatacak bize gelip. Neresinden bakarsan harika o yüzden üzülmüyorum artık, bekleyeceğim n'apalım.

Burası bazen günlük moduna geçiyor biliyorum ama zaman geçtikçe bir şeyleri unutmak daha çok korkutuyor beni, o yüzden her seferinde daha ayrıntılı yazmak istiyorum.