Pazartesi, Aralık 03, 2012

Ortaya Karışık #7

Daha mükemmel bir hafta sonu için, 20'lik dişimi çektirmemem gerekiyordu sanırım. Adeta cehennem azabı. Dolgu yaptıracağımı zannederek gittiğim klinikten 3 dikiş ve eksi 1 dişle çıktım. Acı çekiyorum ve yemek yiyemiyorum. Sürekli bir şeyleri ezip mama kıvamına getirmem gerekiyor. Daha fazla konuşmayacağım bu konuda.

20'lik dişimin gazabına rağmen, inanılmaz huzurlu bir hafta sonu geçirdim. Yattım, yuvarlandım, dinlendim, sevgiliye zaman ayırdım. Arkadaşlarla görüştüm üstelik bir de. Gönül rahatlığıyla, kitap okuyup film izlemekten başka bir şey yapmadığım zamanların verdiği huzur, çok az şeyde var.

Cumartesi günü Şehir Tiyatroları'nın Doğum Günü Partisi oyununa gittik Barışla. Hayatımda izlediğim en kötü oyunlardan biriydi. Cem Davran'ı çok severim ben, geçen sezondan beri devam eden bu oyununu da uzun zamandır görmek istiyordum ama sonuç ciddi bir hüsran oldu. Gidecek çok daha iyi oyunlar bulunur, bence.

Cuma günü maça gitmeye hazırlanırken, annem arayıp hasta olduğunu söyleyince maç yalan oldu tabii. Fenerbahçe maçına kadar takımı görmek yok artık. İzleyemediğim maçlarda puan kaybetmeye devam ediyoruz. Arayı açıp gidebileceğimiz en iyi dönemde yine bir puan kaybı. Ne kadar sürecek daha merak ediyorum. Zira fikstür baya zorlayacak lig arasına kadar. Çarşamba Braga'yı çok merak ediyorum. Fenerbahçe maçını en çok merak ediyorum. Şartlar n'olursa olsun gel 16 Aralık gel, gel!!!

Artık, hatta yeniden gözlüklü bir insanım. Ehliyet olaylarına girmem sebebiyle olduğum göz muayenesi sonucu, miyopluğum bir kez daha yüzüme vuruldu. Artık gözlük kullanıyorum yani.

Cuma günü, Barış ve Persephone'yle Ezginin Günlüğü konserine gidiyoruz. Sonunda kendilerini canlı dinleme fırsatı bulacağım, bir aksilik çıkmazsa. Geçen hafta boyunca devam eden aksilikler sebebiyle, planlarımın hiçbirini uygulayamadım maalesef, bu yüzden bu haftaya önceden kararlaştırılmış konser dışında ciddi planlar koymamaya karar verdim. 

House MD izlemeye çok geç başladım ben, bu sebepten hala bitirmedim. Şimdi de deli gibi korkuyorum bitecek diye. Yalnız her bölüm bir öncekinden daha güzel, sonraki daha da güzel. Keşke 20 sezon falan devam etseydi. 

Bir önceki Ortaya Karışık yazısındaki dileğimi gerekliliğe dönüştürerek tekrarlamak isterim: 'Daha çok İngilizce çalışmalıyım. Hatta yeniden İngilizce çalışmaya başlamalıyım.'

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder