Perşembe, Ekim 04, 2012

DOT-SARI AY

Her yıl sezonunu açmasını dört gözle beklediğimiz, her oyunu için ayrı heyecanlandığımız Dot Tiyatro'nun bu sezonki ilk oyunu Sarı Ay'a gittik dün. Tiyatro izlediğim zaman hissettiğim o duyguyu tarif edemiyorum, herkes aynı mı hissediyor onu da bilmiyorum ama çok seviyorum. Sadece işe ya da okurken de okula git gel yapıp, yemek ve uyumaktan ibaret olunca hayatım kendimi sevmemeye başlıyorum. Mutlaka ihtiyaç duyuyorum tiyatroya, sinemaya, futbola, basketbola en çok kitaplara. Son haftalar bu açıdan mükemmel geçiyor.Yoruluyorum ama kesinlikle değiyor.

Oyunu çok beğendim ben, söylenecek tek şey imkanı olan gitsin görsün çünkü sadece bu oyun için değil genel olarak kendine has tiyatro yorumu diğer özel tiyatrolardan farklı kılıyor Dot'u bence. 75 dakika civarı süren oyundan asla kopmuyorsunuz. Oyunu izlerken özellikle de Su Olgaç'ı izlerken resmen kıskandım hem oyuna hem de bedenine olan hakimiyetini. İşini iyi yapan ve kendini adayan insanlara duyduğum saygıyı çok az kişiye duyuyorum.

Oyuna gitmeden önce, oyunla ilgili yazıları eleştirileri hiç birşeyi okumadım. Hakkında bir şey bilinmediğinde daha tarafsız izlenebiliyor bence, diğer türlü sürekli bekliyor insan o bildiği şeyin olmasını. İzledikten sonra okudum eleştirileri resmen oyunu anlatmışlar zaten iyi ki okumadan gitmişim.

Oyunu çeviren ve yöneten Pınar Töre kesinlikle hayran olunacak biri, geçen yıl Süpernovada oyuncu olarak da harikalar yaratmıştı. Dot bildiğim kadarıyla bu sezon Sarı Ay'dan başka 3 oyun daha çıkaracak. Merakla bekliyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder