Çarşamba, Eylül 19, 2012

Mobil

Dün, çalışmaya başladığımdan beri geçirdiğim en yoğun gündü. O kadar ki toplantıdan çıktığımda mesai saati dolmuştu, pek vakit harcamadan ofisi kilitleyip, çıktık. Ben otobüs durağına gittim falan derken, dedim bir şey eksik. Telefonumu unutmuşum. Dünya başıma yıkıldı. Eyvah! Şimdi herkes beni merak edecekti, arayıp ulaşamayacaklardı, napacaktım? Hemen otobüse atlayıp gittim eve, annem merak etmemişti, tek tepki: 'aaa ben de bu kız niye açmıyor bu telefonu diyorum.' oldu. Annem ciddiye almamış olabilirdi, ama Barış meraktan ölmüştü biliyorum. Annemin telefonundan aradım onu da sesinde bir panik havası falan yoktu. Gayet sakindi.

Sonra durdum. Neden kendimi bu kadar önemsedim dedim. Altı üstü Birkaç saat bana ulaşamadılar ve meraktan falan ölmediler. Şaşırdım, sonra farkettim ki ben de ölmezdim meraktan. Toplantı uzadı herhalde ya da görmüyor falan derdim. Bir an da telefonum dünyanın en önemli nesnesiymiş gibi davranmam çok saçmaydı ya. Ölmedim sosyal medyasızlık veya iletişimsizlikten.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder