Perşembe, Eylül 27, 2012

anlat yavrum çekinme

Keşke içimdeki felaket tellalı biraz sussa diyorum bu aralar... 4. sınıftayken biri karşıma çıkıp deseydi ki, Tuğba bak senin seneye böyle böyle bir hayatın olacak. Vaaaay derdim, süpermiş lan ama şimdi hayal ettiğime çok yakın bir hayatın tam içindeyken kendime kuruntular ve garip kaygılar üretiyorum. Ya öyle olursa, ya böyle olursa falan diye. Bunu tabii ki isteyerek yapmıyorum ama resmen aklımdan geçenlerin kontrol edemiyorum. Ruh halimde bu kadar ani ve ilginç değişiklikler olması beni şaşkına çevirmiş durumda. Bakıyorum etrafımdakilere yansıtıyor muyum diye, sorulmadıkça dökülmüyorum ama alışmam zaman alacak gibi görünüyor... Huzur benim için biraz daha az bulunur bir şey diğer insanlarla kendimi kıyasladığımda sanırım. Sonra şımarıklık ediyormuşum gibi geliyor, etrafımda mutlu olmamı çok isteyen ve benim mutluluğumla mutlu olan gurur duyan bir sürü insan var. Dün akşam mesela en sevdiğim arkadaşlarımla ve sevgili sevgilimle oturduk, havada güzel ben anlattım onlar dinledi, beni yüreklendirdi, ben hiç utanmadım ağlarken falan. Bunu bilmek harika... Sadece harika değil aslında süpermükemmelinanılmaz falan. iyi kilerle başlayan cümleler çok güzel. İyi ki...

Belki gerçekten şımarıklık, belki bir geçiş süreci bilmiyorum ama garip bu kadar hızlı duygu ve fikir değişikliği, hayır olsun diyelim. Bir zaman sonra dönüp bunu okuyunca niye yazdığımı hatırlar mıyım acaba?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder